Anasayfa / GÜNÜN YAZISI / Memur Öğretmenlerin Derdi!
Özel Ders
memur-ogretmenlerin-derdi

Memur Öğretmenlerin Derdi!

Türkiye’de sadece eğitim değil, birçok alanda pespaye uygulamalar yüzünden herkesin ayrı bir derdi var. Fakat konu eğitim gibi önem seviyesi çok yüksek bir konu olunca, daha az sorunsuz olması gereken bir alanda inanılmaz sorunları her geçen gün görmek ve bunların artarak devam ettiğini yaşamak insana ızdırap veriyor.

Size bugün bir takipçimizin mailini aktarmak istiyorum. Yorum sizin..

MEB’e bağlı dershane ve özel okullarda çalıştım. Öğretmenlikte adaylığım kaldırıldı. 

Binlerce öğrenciye emek verdim. Yüzlercesini üniversitelere yolladık. Öğrencim olup başka branşlarda öğretmenlik bitirip atanmış  çok öğrencim var.

MEB Özel’de çalışmaya devam ederken bir yandan da KPSS‘ye girip durdum. Hiçbir kursa gidip hiçbir hazırlık yapamadan yıllardır p3, p10 ve diğer türlerde yüksek puanlar aldım.

En sonunda yaşamımı biraz olsun garanti altına alabilme zorunluluğu altında, atamalarda branş kontenjan dağılımı adaletsizliği ve malum nedenlerle 7 yıl atama olmayınca KPSS ile öğretmenlik dışı memurluk kazanmayı başardım.

Memurlukta da adaylığım kaldırıldı. 6 yıldır 657’liyim. Artık memuriyette kurumlar arası atama-hizmet sınıfı değişikliği-unvan değişikliği mevzuatına tabiyim.

Devletin ve MEB’in kabul ettiği şekilde ASİL öğretmen ve ASİL memurum. 

31.08.2012’de MEB Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde yapılan değişiklikten beri memuriyet hizmet süremle asıl mesleğim öğretmenliğe geçemiyorum.

KPSS ile kamu personeli olduğum halde öğretmenliğe geçebilmem için  KamuPersoneliSeçmeSınavı’na tekrar girmem lazım tekrar kamu personeli seçilmem gerekiyormuş.

Sanki memurluğu ben kendi başarımla, emeğimle kazanmayıp bana bedavadan vermişler gibi çoğu zaman yetkililerin: ” oturun oturduğunuz yerde !…maaşınız var!…atanmayan binlerce öğretmen adayı yeni mezun var!.. ” yaklaşımlarıyla hem ilk atamacılarla karşı karşıya bırakılıyorum hem de kamuoyunda bu tip söylemlerle KPSS ile devlet memurluğunu kazanmam suç olmuş gibi “hakkı olmayanı talep eden, şükretmeyen doyumsuz ” algısına maruz bırakılıyorum. 🙁

Her ne kadar böyle bir sıfat-unvan resmiyette olmasa da adımız kamuoyunda-medyada “memuröğretmenler, öğretmenmemurlar, öğretmen ama kamu personeli, düz memur ama öğretmen… ” şeklinde yaygın olarak da “memuröğretmenler” adıyla anılmaktadır.

Bugüne kadar memuröğretmenlere tek çıkar yol olarak hiç kamu personeli değillermiş gibi 657 Sayılı Kanun’un iç mevzuatını ilgilendiren memuriyette sınıf değiştirme, diplomaya dayalı unvan değişikliği, kurumlar arası geçiş gibi konular bile göz ardı edilerek yeni mezun ve kamu personeli de olmayan kişilerle birlikte sıfırdan tekrar KPSS’ye girerek sadece ilk atama yoluyla öğretmenliğe geçiş olasılığı bırakılmıştır ki bu da pratikte sıfıra yakın bir ihtimaldir.

Memuröğretmenlere “tekrar KPSSye girin, ÖABTye girin; yeni mezun ve kamu personeli olmayanlarla yarışın!” denip, 31 Ağustos 2012’den beri hizmet süresiyle kurumlar arası geçiş yönetmelikle kapatılırken; KPSSsiz ve ÖABTsiz öğretmen alımları çeşitli yollardan sürmektedir.

MEB merkez teşkilatta bizzat görüştüğüm İKGMdekiler “siz arada unutulmuşsunuz diyorlar.”Tüm bunlara rağmen resmi anlamda tek dedikleri tekrar KPSS’ye girmen lazım.

Oysa KPSS’nin anlamı KAMU PERSONELİ seçme sınavı…Ben zaten kamu personeli olarak seçilmişim.Bundan sonrası Anayasa ile güvence altına alınmış 657. Sayılı Kanun …(memuriyette kurumlar arası geçiş, hizmet sınıfı değiştirme ,…gibi bambaşka konular) işi. Gelin görün ki yönetmelik Kanunun önüne geçiyor.

Yaşım 40’a yaklaştı ve artık aile düzeni kurmak,  istediğim-eğitimini aldığım-öğrenimini gördüğüm şu anki memurluğumdan önce özelde yaptığım asıl işimi devlette yapmak istiyorum. Sabah 9 akşam 6 mesai var. Uğraşmamız gereken ailelerimiz, bakmakla yükümlü olduğumuz büyüklerimiz var.Tüm bunlara rağmen 13 yıldır kesintisiz KPSS’ye girmek zorunda kaldım.Artık anlamsızca 14. kez girmek istemiyorum.

Bize KPSS’ye tekrar tekrar girin deyip, ilk atamacı, yeni mezun veya memurluğu kazanamamış kişilerle bizi aynı kulvarda yarıştırmaya çalışan MEB, Ekim 2016’da KPSSsiz 5000 dershaneciyi devlet öğretmeni yaptı.

Böyle olacağı bilinseydi  on binlerce kişi arasından büyük bir emek sarf edip KPSS ile öğretmenlik dışı memurluk kazanarak bir iş sahibi olmayı başarmaz MEB Özel’deki işime devam ederdim.

Binlerce öğretmen açığa alındı, binlercesi meslekten atıldı.

22.000 lisansı iptal edilen öğretmen…

14.000 PKK ile bağlantılı öğretmen haberleri…

90.000 ücretli öğretmen sistemi…

“Bu kadar açık var, öğretmen alınıyor sen hala atanmadın mı?” cümleleri… Yazacak-anlatılacak çok şey var ama…

Sonuç olarak; nasıl ki devlet, 5000 dershaneci meslektaşımızı 17.10.2016’da KPSS’siz MEB öğretmeni olarak işe başlatacaksa, nasıl ki  zamanında KPSSsiz öğretmen olmuş sonra öğretmenlik dışı memurluğu tercih etmiş ardından yine ilk öğretmenlik görevine geri dönmek isteyenlere kurumlar arası YENİDEN atama yöntemi açıksa 

1) Benim gibi memuriyette asaleti onaylanmış, memuriyet öncesi MEB’e bağlı Özel Öğretim Kurumlarında öğretmenlik yapmış asil öğretmen olan kamu personelinin de

2) Kamu personeli iken üniversitelerin ilgili bölümlerini bitirip öğretmenlik yapma hakkına sahip olmuş aday öğretmen olacak asil memurların da kadroları  Kurumlar-arası İlk Atama veya başka bir mevzuat düzenlemesiyle; gerekirse son bir kez güvenlik soruşturulmasından geçirildikten sonra halen görevli oldukları illerde ve ilçelerde aile birlikleri korunarak, zorunlu hizmetsiz, devlet dairelerinden devlet okullarına eğitim hizmetleri sınıfında öğretmen unvanıyla aktarılmalıdır.

Eğer bu mağduriyet giderilip memuröğretmenlerin gönülleri alınırsa hem onlar öğrencilerine kavuşacak hem de hükümet, bütçeye ek yük getirmeden öğretmen açığının bir kısmını, öğretmenlik yapma hakları bulunan, idari-iş deneyimi yüksek, devlet tecrübesi ve devlet terbiyesi yerinde, halkla ilişkiler yönünden yoğun kazanımlara sahip kamu personeliyle yani memuröğretmenlerle masrafsızca, verimli ve güvenilir kişilerle kapatacaktır.

Eğitim alanı ile ilgili her türlü haber, mağduriyet ve taleplerinizi, sesinizi duyurmak için iletisim@ozancorumlu.com adresinden bizlerle paylaşabilirsiniz. 

Değerlendirme

Bu yazı işinize yaradı mı ?
User Rating: 4.55 ( 4 votes)
TEOG Puan Hesaplama

Hakkında Ozan ÇORUMLU

Eğitimci. Yıllardır özel ders verir. Bilgiyi paylaşmayı sever. Bu siteyle amacı, her öğrencinin, hakkı olan eğitim hakkından ücretsiz bir şekilde yararlanmasını sağlamak.

Buna da Göz At

TEOG'da Sorular Hazır. Peki Öğrenciler

TEOG’da Sorular Hazır. Peki Öğrenciler ?

16Paylaşım Facebook’ta Paylaş15 Twitter’da Paylaş0 Beğen!0 Yorum Yaz0 Facebook Messenger’da Paylaş Pinterest1 Google+0 WhatsApp LinkedIn0 …

FACEBOOK YORUMLARI

4 Yorum

  1. Benim puanım 361.8743 istediğim lise ise 388 ben istediğim liseye gidebilir miyim

    • Merhaba.

      Puanların bir önemi yok. Önemli olan yüzdelik dilimler. Ayrıca koskoca TEOG SORU-CEVAP bölümü varken neden bu alakasız yazının altından soru sordun anlayamadım 🙂

  2. mehmet emin dönmez

    Allah, biz memur öğretmenlerin yardımcısı olsun. Bize bu zulmü reva görenlerden allah razı olmasın.

  3. Memur Öğretmenler öğrencilerine kavuşacağı günü bekliyor, lütfen bitsin bu bekleyiş

Tartışmaya Katılın

Memur Öğretmenlerin Derdi!

İletişim

Bu bölümden sitemiz hakkında yorum, görüş ve isteklerinizi, hak ihlallerini, Özel Ders ve Reklam/Sponsorluk taleplerinizi iletebilirsiniz.

Kişisel bilgileriniz kesinlikle 3. kişilerle paylaşılmaz.

Teşekkürler!
Mesajınız bize ulaştı.
24 saat içerisinde size geri dönüş yapacağız.

%d blogcu bunu beğendi:

Bunu arkadaşınla paylaş