Anasayfa / GÜNÜN YAZISI / Düşünmeyi Unutturmak
Özel Ders
Düşünmeyi-Unutturmak

Düşünmeyi Unutturmak

Yıllar öncesinde gelişmiş ülkelerin, gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerin üstün zekalı ve üstün yetenekli genç nüfusuna daha çocukluk yaşlarında göz diktiğini ve belirledikleri bu gençleri ülkelerinin amaçları doğrultusunda eğiterek hizmet ettirdiklerini dinledi. İletişim yollarının artması ile bu kulaktan duyma bilgilerin gerçek olduğunu herkes gördü. Öyle ki çocuğunun zekasını ölçtürerek ve yeteneğini sergileyerek gelişmiş ülkelerin dikkatini çekmeye ve o ülkeye yerleşmeye çalışan bir çok vatandaşımızın hikayesini de zaman zaman medyadan üzüntü ile takip ettik.

Gelişmiş ülkelerdeki bilimsel çalışmalar, bu çalışmalara verilen maddi destekler ve bu çalışmalar sonucunda elde edilen yıllık buluşlar kıyaslandığında eğitimde devşirmenin bu kadarda ağırlıklı etkisinin olamayacağını düşünmeye başladım. Bu kadar çok buluşun yapılmasında öğretmenlerin çok iyi ders anlatmaları ve ya öğrencilerin çok iyi ders dinlemeleri mi etkili oluyor? Yoksa öğretmenlerin yetiştirilmesi mi? Yoksa ailelerin çocuklarına verdikleri destek mi? Yoksa ailenin, toplumun, ülkenin yapısı ve imkanları ile yönetim biçimi mi? Bu saydıklarımın hepsi de eğitim için gereklidir, eğitiminin olmazsa olmazlarındandır ve eğitimin en büyük destekçilerinden. Ancak eğitimde amaçlar ve ilkeler çok önemlidir. İlke ve amaçlara ulaşmak için de araçlar çok iyi tespit edilmelidir. Eğitimimizin genel amaçlarına yönelik yapılan çalışmalarda her dönem bazı eksiklik, aksaklık ve yetersizliklerden bahseden eleştirilerle muhatap oluruz. Ve zaman içinde de bu eleştirilere bireylerimizi çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı bireyleri olarak yetiştiremediğimiz gerçeğini görerek hak veriyoruz.

Gençlerimizi Türk Milli Eğitiminin genel amaçlarında yer verilen, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, topluma karşı sorumluluk duyan, yapıcı, yaratıcı, verimli, toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak ve Türk Milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmak için özel olarak neler yapıyoruz. Son 20 yılda özellikle özel öğretimin engelliler ile ilgili çok güzel çalışmaları var. Zamanımızda örnekleri azda olsa 20 yıl öncesinde genellikle evlerde kapalı kalan, toplumdan soyutlanan bu gençlerimiz artık yalnızca okul ortamlarında öğrenci olarak bulunmaktan çıkmışlar iş ortamlarında kabiliyetleri yönünde görev almaya başlamışlardır. Bu toplumumuz için çok büyük bir övünç kaynağıdır. Özel öğretiminde üstün zekalılar ve üstün yetenekliler için de bazı yeni tedbirler alınması insan kaynaklarımızın verimli yönetilmesi, yönlendirilmesi ve değerlendirilmesi açısından önem arz etmektedir. Eğitim sistemimizde bu öğrenciler için Bilim Sanat Merkezleri kurulmuştur. Bilim sanat merkezlerinde öğrencilerimizin okullarında öğrendikleri soyut bilgilerini pekiştirmesini ve somutlaştırmasını sağlayıcı çalışmalar yapılmaktadır. Ancak öğrencilerin bu merkezlerdeki çalışmalar öğrencilerin çalışmalara ders sonrasında ya da akşam saatlerde katılması, yapılan çalışmaların göz önüne çıkartılamaması, sergilenememesi, değerlendirilememesi, öğrencilerin ulaşım sorunları, çalışmalara maddi destek sağlanamaması gibi sebeplerle tam anlamıyla verimli olamamaktadır. Zamanla ki bu genellikle sınav dönemlerini ve hazırlık dönemlerini kapsayan 7-8 ve 11-12. sınıflarda devamsızlık sorunu yaşanmakta sonucunda istenilen amaçlara ulaşılamamakta, çalışmalardan istenilen verim alınamamaktadır. Bu öğrencilere hitaben oluşturulan Fen Liseleri de bu öğrenciler için klasik bir lise eğitimi gibi olmakta öğrenciler ne kadar başarılı olursa olsun kaygılara yenik düşmekte, bilimsel düşünme, araştırma yetenek ve isteklerini kaybetmektedirler.

Üstün zekalı ve üstün yetenekli öğrencilerden verim alınabilmesi için öncelikle öğrenci ve veliler üzerindeki gelecekle ilgili bazı kaygıların güvence altına alınmalı ve sınava dayalı eğitimden uzaklaşılarak somut verimliliğe dayalı eğitime geçiş yapılmalıdır. Bu sayede gençlerin kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamaya yönelik amacımıza ulaşabiliriz. Gençlerin ve ailelerin üniversite tercihleri incelediğinde genel olarak en başarılı ilk 20.000 içerisinde olan öğrencilerin tercihleri yüksek maaş-ücret getiren toplumda mesleki saygınlığı olan (Tıp fakültesi, hukuk fakültesi, bilişim alanı, mühendislik vb.) bölümlerdir. Bu bölümleri bitiren gençler devlet yada özel sektörün iş güvencesindedir ve mezuniyet sonrasında mesleklerini icra etmeye başlarlar. Kısa zamanda da dünyevi ihtiyaçlarını karşılama yolunda günlük mesai anlayışı ile ve mesleki sorunlar içerisinde sıradanlaşarak devam ederler. Gençlerimizin çok az bir kısmı ise toplumun isteklerine aksi yönde hareket eder iyi maaşlı bir işi, eşi, çoluk çocuğu, düzenli bir aile hayatını feda ederek kendini mesleği yönünde bilime adar. Ancak ülkemizde ARGE faaliyetlerine yeteri kadar önem verilmemesi, bireysel projelere finansman sağlanamaması, gelişmiş ülkelerin ideallerini gerçekleştirebileceğini düşündüren cazip ortamlar sunmaları sebepleri ile idealist gençler yine gelişmiş ülkelerin hizmetine istemeseler de girmektedirler. İlk 20.000’ in dışında kalan ve diğer bölümleri ilgi, istek ve yeteneklerine göre değilde aldıkları puana göre sıralayan gençlerimiz geleceğimize ne kadar yön verebilir.

Ziraat mühendislerimiz, veterinerlerimiz tarım ve hayvancılığın bilimsel gelişmesinde ne kadar yer alabilirler? Jeoloji mühendislerimiz, tarihçilerimiz, fizik, kimya, matematik mühendislerimiz vb. bilimsel gelişme yönünde ne kadar yeterli olabilirler? En yetenekli gençlerin tek bir kanala yönlendirilmesini engelleyecek ve gençlerin lise çağından itibaren ilgi, istek ve yeteneklerini bilimsel çalışma bilincini aşılayarak ve hangi dalda eğitim alırsa alsın gelecekle ilgili kaygıların güvence altına alınması sınava dayalı eğitimden uzaklaştırarak mümkün olabilir. Her şeye rağmen sınavlarda %1 diliminde olup da tarih, fizik, kimya vb. bölümleri tercih eden gençlerimizin idealistliği niçin teşvik edilmez? Toplumun yaptıkları bu tercihlerle geleceğini kararttıklarını düşündükleri bu gençlerimize devletimizin bürokrasiden ve siyasetten arındırılmış özel kadrolar vermesi ve imkanlar sunması gerekmez mi? Ülkemizin çağdaş medeniyetler seviyesine çıkabilmesi ve teknolojik yenilikleri patentli üretebilir konuma gelebilmesi için 8. sınıftan mezun olan üstün zekalı ve üstün yetenekli olduğu belirlenen öğrencilerin tam zamanlı olarak öğrenci tarafından belirlenen alanda (sonrasında da dalda) hem teorik hem de akabinde uygulama ve konu ile ilgili proje çalışmaları yaparak belirli alanlarda yetiştirilebilmelerini ve üniversite eğitim ve eğilimlerini bu dalda devam ettirebilmelerini sağlayacak çok özel bir program uygulanmalıdır ve bu programın adı okul olmamalıdır. Bu programla üst düzey öğrencilere sağlanabilecek fırsat ve imkan eşitliği ancak bu olabileceği gibi, bu gençlerin yaradılışlarına layık olarak öncelikle ülkesine ve milletine ve dolayısı ile de dünyaya ve tüm insanlığa hizmet etme imkanı da verilmiş olur.

Suat ARSLAN – Eğitim Uzmanı

Sitemizdeki tüm içerikten mail yoluyla haberdar olmak istiyorsanız, aşağıdaki kutucuğa e-mail adresinizi yazıp abone olabilirsiniz. Aboneliğinizi tamamlamak için e-postanıza gelen maili onaylamayı unutmayın.

Bu yazının tüm hakları ozancorumlu.com’a aittir. www.ozancorumlu.com biçiminde aktif bağlantı kurulabilir, açık kaynak gösterilmek kaydıyla içerik kullanılabilir. Açık kaynak göstermeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır. ©

Hakkında Ozan ÇORUMLU

Eğitimci. Yıllardır özel ders verir. Bilgiyi paylaşmayı sever. Bu siteyle amacı, her öğrencinin, hakkı olan eğitim hakkından ücretsiz bir şekilde yararlanmasını sağlamak.

Buna da Göz At

Disleksi

Disleksi

76Paylaşım Facebook’ta Paylaş71 Twitter’da Paylaş2 Beğen!0 Yorum Yaz1 Facebook Messenger’da Paylaş Pinterest2 Google+0 WhatsApp LinkedIn0 …

FACEBOOK YORUMLARI

Tartışmaya Katılın

Düşünmeyi Unutturmak

İletişim

Bu bölümden sitemiz hakkında yorum, görüş ve isteklerinizi, hak ihlallerini, Özel Ders ve Reklam/Sponsorluk taleplerinizi iletebilirsiniz.

Kişisel bilgileriniz kesinlikle 3. kişilerle paylaşılmaz.

Teşekkürler!
Mesajınız bize ulaştı.
24 saat içerisinde size geri dönüş yapacağız.

Bunu arkadaşınla paylaş