<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Üniversitelerin Durumu | ozancorumlu.com | Türkiye'nin Eğitim Sitesi</title>
	<atom:link href="https://ozancorumlu.com/tag/universitelerin-durumu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ozancorumlu.com</link>
	<description>Herkese, Her Zaman Eğitim !</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Oct 2015 12:45:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://ozancorumlu.com/wp-content/uploads/2015/01/Transparan-54ccc3dcv1_site_icon-50x50.png</url>
	<title>Üniversitelerin Durumu | ozancorumlu.com | Türkiye'nin Eğitim Sitesi</title>
	<link>https://ozancorumlu.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">79785015</site>	<item>
		<title>Üniversite Sıralamasında Güven Bunalımı</title>
		<link>https://ozancorumlu.com/universite-siralamasinda-guven-bunalimi/</link>
					<comments>https://ozancorumlu.com/universite-siralamasinda-guven-bunalimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ozan ÇORUMLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Oct 2015 12:45:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[YGS / LYS]]></category>
		<category><![CDATA[2015-2016 Dünya Üniversiteleri Sıralaması]]></category>
		<category><![CDATA[dünyadaki en iyi türk üniversiteleri]]></category>
		<category><![CDATA[THE üniversite sıralaması]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversitelerin Durumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozancorumlu.com/?p=9112</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yükseköğretim derecelendirme kuruluşu THE’nın,‘2015-2016 Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nda, Türkiye ile birlikte bazı ülkelerdeki üniversiteler büyük düşüş yaşadı. Akademisyenler, bu yıl değerlendirmede yapılan değişikliklerin dünyada güven bunalımı doğurduğunu belirtiyor. Boğaziçi Üniversitesi uluslararası ilişkilerden sorumlu akademik işler koordinatörü Prof. Dr. Taner Bilgiç de, “THE, altımızdaki halıyı çekti” diyor. Prof. Dr. Taner Bilgiç, Boğaziçi Üniversitesi akademik işler koordinatörü. Üniversitenin &#8230;</p>
The post <a href="https://ozancorumlu.com/universite-siralamasinda-guven-bunalimi/">Üniversite Sıralamasında Güven Bunalımı</a> first appeared on <a href="https://ozancorumlu.com">ozancorumlu.com | Türkiye'nin Eğitim Sitesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="selectionShareable">Yükseköğretim derecelendirme kuruluşu THE’nın,‘2015-2016 Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nda, Türkiye ile birlikte bazı ülkelerdeki üniversiteler büyük düşüş yaşadı. Akademisyenler, bu yıl değerlendirmede yapılan değişikliklerin dünyada güven bunalımı doğurduğunu belirtiyor. Boğaziçi Üniversitesi uluslararası ilişkilerden sorumlu akademik işler koordinatörü Prof. Dr. Taner Bilgiç de, “THE, altımızdaki halıyı çekti” diyor.</h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-9113" src="http://ozancorumlu.com/wp-content/uploads/2015/10/Taner-Bilgiç.jpg" alt="Taner Bilgiç" width="218" height="215" />Prof. Dr. Taner Bilgiç, Boğaziçi Üniversitesi akademik işler koordinatörü. Üniversitenin uluslararası işlerinden o sorumlu. Bilgiç, dünya çapında üniversite sıralamaları ile ilgileniyor. Türkiye’de bunu yakından takip eden önde gelen isimlerden biri. The Times Higher Education (<span style="color: #3366ff;"><a style="color: #3366ff;" href="http://ozancorumlu.com/?s=THE" target="_blank">THE</a></span>) ve QS gibi derecelendirme kuruluşlarına kendi kurumu ile ilgili veriler sağlıyor. Birkaç güvenilir yükseköğretim sıralaması olduğunu söyleyen Bilgiç, sıralamaların hata payı barındırsa da yükseköğretim kalitesi ile ilgili önemli bilgiler sunduğunu ve bunları dikkate alırken neyi, nasıl ölçtüğünün iyi anlaşılması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Taner Bilgiç, Hürriyet’in sorularını yanıtladı. THE, ‘2015-2016 Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nı açıkladı. Buna göre, Türkiye’den birçok üniversite büyükdüşüş yaşadı. Akademisyenler, bu yıl değerlendirmelerde yapılan değişikliklerin dünyada güven bunalımı yarattığını ve tepki çektiğini söylüyor.</p>
<p><strong>Sizce, dünya çapında yapılan üniversite sıralamaları güvenilir mi?</strong></p>
<ul>
<li>Sadece THE değil, diğer tüm listelerde de bir güven bunalımı söz konusu. Güvenirlikleri, sıralamanın neyi ölçtüğü ile yakından ilgili. Dünya çapında sıralama yapan şirketlerin amacı, dünya üniversitelerini samimi olarak sıralamaksa, önce bunu nasıl yaptıklarını şeffaf bir şekilde açıklamaları gerekiyor. Hangi datayı nereden topladıklarını, anketlerini nasıl yaptıklarını yani metodolojilerini net belirtmeliler. Bunu yapan çok az. Öyle ki Avrupa’da bu sıralamaların ne kadar objektif olduğunu inceleyen bir gözlemevi kuruldu. IREG Gözlemevi, sıralama şirketlerinin bu işi ciddi ve şeffaf bir şekilde yapıp yapmadıklarını denetliyor. Ben uluslararası derecelendirmeleri bir Hint söylencesi ile anlatıyorum. Altı tane kör, bir fili başka uzuvlarından tutuyor. Sonunda hepsi aynı fili çok başka biçimde tarif ediyor. İşte sıralamalar da, bir bütünü tam anlamıyla tarif etmekten uzak. Dolayısıyla neyi ölçtüğünü iyi anlamak ve ona göre değerlendirmek lazım. İlk 50 ve 100’de yerler değişse de, hep aynı isimler oluyor. Bir giren kolay kolay çıkmyor.</li>
</ul>
<p><strong>TÜRK ÜNİVERSİTELERİ İLK 200’DE OLMALI</strong></p>
<p><strong>THE’da bu sene Türk üniversiteleri ilk 200’e giremedi. Neden bu kadar sıra kaybettik?</strong></p>
<p>-THE ile QS, 2011’den önce birlikte çalışıyordu. Şimdi ayrı sıralamalar yapıyorlar. THE, bu sene birçok değişikliğe gitti. Örneğin, veri tabanını değiştirdi. Şu an kullandığı veri tabanında 200 binden fazla dergiyi dizinliyor ve atıfları kaydediyor. Ayrıca, THE geçen senelerde bir bölgede yapılan yayınlar ve atıflara göre bir ayrıştırmaya gidiyor; iyi bir şeyler yapıyorsanız, size biraz daha fazla puan veriyordu. Bundan vazgeçti. Böyle olunca Türk <span style="color: #3366ff;"><a style="color: #3366ff;" href="http://ozancorumlu.com/?s=%C3%BCniversite" target="_blank">üniversite</a></span>leri çok sıra kaybetti. Üçüncü büyük değişiklik ise, makale değerlendirmelerinde oldu. Çok atıf alan, CERN gibi 1000’den fazla yazarı olan makaleler devre dışı bırakıldı. Özetle, kriterler ve ağırlıklar farklılaşmasa da, bunların nasıl ölçüldüğü her şeyi değiştirebiliyor, sıralamaları savurabiliyor. THE bu değişimi yapacağını açıklamıştı. Biz iyi yerlere doğru gidiyorduk, altımızdan halıyı çektiler. Yeniden yükseleceğiz. Tüm Asya üniversiteleri gibi Türkiye’de de yükseköğretim bir atılım içinde. Türkiye üniversitelerinin en azından ilk 200’de olması gerekiyor. Bizim yerimiz orası çünkü. THE ve QS sıralamalarında zaman zaman manipülasyon yapıldığı söyleniyor.</p>
<p><strong>Sizce de müdahale ediyorlar mı?</strong></p>
<p>-Çin ve Rusya üniversitelerinin iddialı projeleri var. İlk 100’e girmeye çalışıyorlar. Bunlar sıralamayı yapan şirketler üzerinde baskı kuruyor. Ben de toplantılarda görüyorum. Ancak sıralama kuruluşlarının bir manipülasyon yapmaları akla yatkın değil, bu çok tehlikeli. Çünkü güvenilirliklerini bir anda yitirirler. THE’nın bu sene yaptığı köklü değişiklikler de şüphe uyandırdı.</p>
<p><strong>CERN’DEKI ARAŞTIRMACILAR DURUMA İTİRAZ ETMİŞ</strong></p>
<p><strong>Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin (ODTÜ) THE’nın genel sıralamalarında ilk 100’e girmesi dünyadaki eğitimciler tarafından eleştiriliyordu. ODTÜ geçen yıl 85’inci iken, bu sene 501-600 bandına düştü. Bunda THE’nın üzerindeki baskının etkisi olabilir mi?</strong></p>
<p>-THE’nın editörü Phil Baty ile görüşüyorum. Bana böyle bir şey söylemedi. Sırf ODTÜ odaklı bir şey yapıldığını düşünmem ancak Türk üniversitelerini geçen yıllardaki sıralamalarda bireysel çalışmalarından değil de, CERN deneyleri nedeniyle aldıkları atıflarla, sırasını yükselttiği için herkes eleştiriyordu. THE 2015-2016 sıralamasında bu eleştirileri değerlendirmiş olabilir. Çok atıf alan, 1000’den fazla yazarı olan makaleler devre dışı bırakıldı. ODTÜ, İTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi’nden akademisyenler özellikle CERN’de önemli çalışmalarda yer alıyor ve ortak makalelerde imzaları bulunuyor. Sadece Türkiye değil, CERN’de çok yazarlı makalelerde yer alan tüm ülkelerin üniversiteleri bu değişiklikten etkilendi. Duyduğum kadarıyla CERN’deki araştırmacılar, 1000 ve üstü yazara sahip makalelerin devre dışı bırakılmasına itiraz etmiş.</p>
<p><strong>ÜNİVERSİTELER BİRBİRİNİ KONTROL EDİYOR</strong></p>
<p><strong>Üniversiteler kendi bilgilerini derecelendirme kuruluşlarına gönderiyor. Eksik ya da yanlış bilgi iletilirse kim bilecek?</strong></p>
<ul>
<li>Harvard, Stanford, MIT, Cambridge, Oxford gibi üniversiteler kuruluşlara bilgi vermez. Sitelerinden her türlü bilgiye ulaşılabilir. Bizden istedikleri bilgiler ise, öğrenci, öğretim üyesi, lisans, master, doktora dereceleri, yabancı akademisyen sayıları ile bütçe bilgileri. Bunlar zaten açık. Manipülasyon yaparsanız fark edilirsiniz. Üniversiteler birbirlerinin verilerini kontrol edebiliyor. Yıldan yıla bu bilgilerde çok artış olursa, QS ve THE üniversiteleri uyarıyor. Bu bilgilerin puana yansıma oranı da az. Yani ne kadar manipüle ederseniz edin, sıralamaları çok fazla etkileyemezsiniz.</li>
</ul>
<p><strong>QS, üniversiteleri fakülteler bazında da sıralıyor. Bu daha doğru sonuçlar veren bir sıralama mı?</strong></p>
<p>-Daha anlamlı ancak kaliteyi ölçmek zor. Çünkü fakülte bazında çok daha az veri var ve hata yapma olasılığı artıyor. QS, bu sıralamalarda sadece 50-100 üniversiteye yer verebiliyor. Bundan sonrası riskli. THE ise üniversiteleri ‘BRICS’, ‘Asya’ ve ‘Gelişen Ekonomiler’ gibi bölgeler bazında da sıralıyor. Türkiye son yıllarda Güney Avrupa değil Asya ülkesi olarak gösterildi. Bu bölgelerde bizi tanıyan üniversiteler çok az. Batı Avrupa ve Amerika bizi daha iyi tanıyor.</p>
<p><strong>Siz bir sıralama yapsaydınız, fili nasıl tanımlardınız?</strong></p>
<p>-Ne yaparsanız yapın, fili başka şekilde tanımlamış olacaksınız. Ancak öğretim üyelerinin birbirini kontrol ettiği, hakemli bir yapı eklenebilir. Öğretim üyelerine, sizin alanınızda çalışan en iyi üniversiteler hangisi, diye sorulabilir. Kuruluşlar bunu anketlerle bir nebze yapmaya çalışıyor. Dünya çapında yapılan anketlerde ilk 10’daki üniversiteler çok yüksek çıkıyor. Çünkü herkes onları biliyor. Fakat Boğaziçi’yi bilen az. Bu da Türk üniversitelerini geri sıralara itiyor.</p>
<p><strong>THE&#8217;nın sıralaması birçok akademisyen tarafından da eleştirildi. İşte o akademisyenlerden bazılarının görüşleri:</strong></p>
<p><strong>Şeffaf değiller</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-9114" src="http://ozancorumlu.com/wp-content/uploads/2015/10/Muhammed-Şahin.jpg" alt="Muhammed Şahin" width="264" height="158" /><strong>Prof. Dr. Muhammed Şahin (MEF Üniversitesi Rektörü): </strong>Sıralama kuruluşları genelde 5-6 kritere göre üniversiteleri değerlendiriyor. THE, bu sene veri tabanını değiştirdi. Bu yıl kullanılan veri tabanı Scopus, Web of Science’a göre daha geniş. Türkiye ile ilgili epey yayın yer alıyor. Yani bu, bizim üniversitelerimiz açısından daha avantajlı bir durum. THE yaptığı bir değişiklikle CERN’de 1000 ve üstünde yazara sahip makaleleri değerlendirmeye almadı. Bu fizik alanlarındaki yükseköğretim kurumlarının sıra kaybetmesine neden oldu. Ayrıca bu kurumların ticari bir yönü var. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde rektör olduğum dönemde bu kuruluşlardan birinin temsilcisi gelerek, sıralamalarda yükselmemiz için bize ücretli danışmanlık teklifinde bulunmuştu. Bu açıdan şeffaf değiller. Derecelendirme kuruluşları neden her sene kriterlerinde değişikliğe gidiyor? Bu değişimler güvenilirliklerini zedeliyor. Şu ana kadar gerçekten güvenilir bir üniversite sıralaması henüz yayınlanmadı.</p>
<p><strong>Tüm ülkeleri etkiledi</strong></p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-9115" src="http://ozancorumlu.com/wp-content/uploads/2015/10/Ural-Akbulut.jpg" alt="Ural Akbulut" width="262" height="157" />Prof. Dr. Ural Akbulut (ODTÜ Enformatik Enstitüsü’ne bağlı URAP Laboratuvarı Başkanı): </strong>Değerlendirmelerde yapılan değişiklikler tüm ülkeleri etkiledi. ODTÜ 85’ten 500’lere bir yılda geriliyorsa, bu üniversitelerimizle ilgili değil, değerlendirmelerde yapılan önemli değişimlerden kaynaklanıyor. Scopus’ta Web Of Science’a göre daha fazla yayın var. Ancak bu veritabanında Türkiye’deki üniversitelerin görünürlüğünü bilmemiz için etraflıca bir analiz yapmamız gerekiyor. Anketlerin sorulduğu yerler de değişti. Daha önce üniversitelerin ‘uluslararası görünürlük’ünü belirlerken kullanılan tanınırlık anketlerinde bizi, ABD ve Avrupa’ya soruyorlardı. Bu bölgelerdeki üniversiteler, bizi daha iyi biliyor. Bu yıl ise Doğu Avrupa ve Asya’daki üniversitelere sordular. Bizim o bölgelerde bilinirliğimiz batıya göre daha az. Eğer bu yılki sıralama doğru ise, öncekiler nasıl değerlendirilecek? Akademik dünyada güven bunalımı doğdu.</p>
<p><strong>Dünya ilk 10’u da değişti</strong></p>
<p>THE’nın, ‘2015-2016 Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nda değerlendirme kriterlerinin değişmesiyle Türk üniversiteleri geçen yıla kıyasla büyük düşüş yaşadı. Koç Üniversitesi 251-300 sıra bandında yer aldı. Onu, 351-400’deki Bilkent ve Sabancı üniversiteleri takip etti. Geçen yıl 85’inci olan ODTÜ bu yıl 501-600’e geriledi. Boğaziçi Üniversitesi 139’uncuyken 501-600; İTÜ de 165’inciyken 501-600 sıra badına kadar düştü. İlk 10’da bulunan üniversitelerin de sırası değişti. İlk sırada geçen seneki konumunu koruyan ABD’den California Teknoloji Enstitüsü yer alırken, ikinci Oxford Üniversitesi, üçüncü ise Stanford Üniversitesi oldu. Geçen yıl ikinci olan Harvard bu sene altıncı sırada yer aldı.</p>
<blockquote><p>Hürriyet</p></blockquote>
<h3 style="text-align: center;"><div class="e3lan e3lan-in-post1"><div style="max-width:336px;height:280px">
<script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- ads1 336x280 deneme -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:100%;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6589290068877460"
     data-ad-slot="2984261430"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>
</div></div></h3>The post <a href="https://ozancorumlu.com/universite-siralamasinda-guven-bunalimi/">Üniversite Sıralamasında Güven Bunalımı</a> first appeared on <a href="https://ozancorumlu.com">ozancorumlu.com | Türkiye'nin Eğitim Sitesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ozancorumlu.com/universite-siralamasinda-guven-bunalimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">9112</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Phil Baty: Üniversiteleriniz araştırmaya daha çok kaynak ayırmalı</title>
		<link>https://ozancorumlu.com/phil-baty-universiteleriniz-arastirmaya-daha-cok-kaynak-ayirmali/</link>
					<comments>https://ozancorumlu.com/phil-baty-universiteleriniz-arastirmaya-daha-cok-kaynak-ayirmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ozan ÇORUMLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2015 10:18:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[YGS / LYS]]></category>
		<category><![CDATA[Phil Baty]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Üniversitelerinin Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Üniversitelerinin Sıralaması]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversitelerin Durumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozancorumlu.com/?p=7842</guid>

					<description><![CDATA[<p>The Times Higher Education (THE) dünyanın önde gelen üniversite derecelendirme kuruluşlarından. Dünya çapında yaptığı farklı sıralamalarda üniversiteleri; uluslararası görünürlük, araştırma etkisi, endüstri bağlantısı, atıf oranı gibi kriterlere göre değerlendiriyor. THE’nın farklı listelerinde Türkiye’den de üniversiteler bulunuyor. ODTÜ, İTÜ, Boğaziçi, Bilkent, Koç ve Sabancı listede en sık adı geçen üniversiteler. THE’nın Baş Editörü Phil Baty, Türk &#8230;</p>
The post <a href="https://ozancorumlu.com/phil-baty-universiteleriniz-arastirmaya-daha-cok-kaynak-ayirmali/">Phil Baty: Üniversiteleriniz araştırmaya daha çok kaynak ayırmalı</a> first appeared on <a href="https://ozancorumlu.com">ozancorumlu.com | Türkiye'nin Eğitim Sitesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="dtlSpot selectionShareable">The Times Higher Education (THE) dünyanın önde gelen üniversite derecelendirme kuruluşlarından. Dünya çapında yaptığı farklı sıralamalarda üniversiteleri; uluslararası görünürlük, araştırma etkisi, endüstri bağlantısı, atıf oranı gibi kriterlere göre değerlendiriyor. THE’nın farklı listelerinde Türkiye’den de üniversiteler bulunuyor. ODTÜ, İTÜ, Boğaziçi, Bilkent, Koç ve Sabancı listede en sık adı geçen üniversiteler. THE’nın Baş Editörü Phil Baty, Türk üniversitelerinin son yıllarda özellikle araştırma etkileriyle ön plana çıktığını ve sağlıklı bir gelişim yaşadığını söylüyor. Ancak Baty’e göre Türkiye’nin yükseköğretimde üst sıralarda yer alması için rehavete kapılacak zamanı yok. Baty, Hürriyet’in e-posta ile yolladığı soruları yanıtladı.</h2>
<div class="e3lan e3lan-in-post2"><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- [ads2] 200x90 deneme -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:200px;height:90px"
     data-ad-client="ca-pub-6589290068877460"
     data-ad-slot="9339071439"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></div>
<p class="selectionShareable"><strong>&#8211; Türkiye’de yükseköğretimde eğitim kalitesini THE’nın baş editörü olarak nasıl </strong></p>
<figure id="attachment_7843" aria-describedby="caption-attachment-7843" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><a href="http://ozancorumlu.com/wp-content/uploads/2015/09/Phil-Paty.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-7843" src="http://ozancorumlu.com/wp-content/uploads/2015/09/Phil-Paty.jpg" alt="Phil Paty" width="300" height="225" /></a><figcaption id="caption-attachment-7843" class="wp-caption-text">THE’nın Baş Editörü Phil Baty.</figcaption></figure>
<p class="selectionShareable"><strong>değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p class="selectionShareable">Türkiye’de <span style="text-decoration: underline; color: #3366ff;"><a style="color: #3366ff; text-decoration: underline;" href="http://ozancorumlu.com/category/ygs-lys/" target="_blank">üniversite</a></span>ler tebrik edilmesi gereken bir yol aldı. Türk üniversiteleri, dünya üniversite sıralamalarında daha üst sıralara ulaşacak. Bunun başarılacağına dair iyimser olmamızı sağlayan bazı nedenler var. İlki, Türkiye’de üniversitelerin araştırmalara daha fazla kaynak ayırmaya başlaması. Bu, Türk üniversitelerinin uluslararası arenada performans görünümlerini pozitif yönde etkiliyor.</p>
<h3 class="selectionShareable">ÜNİVERSİTELERİNİZ BİLGİ OLUŞTURMAYA KATKI SAĞLIYOR</h3>
<p class="selectionShareable">Dünya üniversiteleri arasında yaptığımız birçok sıralamada Türk üniversitelerinin araştırma etkileri konusunda çok yüksek puanlar aldığını gördük. Türk üniversitelerinde yayımlanan araştırmalara, dünya çapında akademisyenler tarafından yapılan atıf oranları gayet yüksek. Bu şu anlama da geliyor: Üniversiteleriniz yeni bilgi oluşturmaya güçlü bir katkı sağlıyor. Sıralamalarda ortaya çıkan bu yüksek puanlar, dünya çapında yapılan etkili çalışmalar sayesinde kazanılıyor. Bunların içerisine Türkiye’den fizik alanında araştırmalar yapan akademisyenlerin CERN çalışmalarını alabiliriz. Türkiye’de yaşanan gerçekten sağlıklı bir gelişim.</p>
<p class="selectionShareable"><strong>&#8211; Üniversitelerin uluslararası görünürlüğü, derecelendirme metodolojisinde çok önemli. Bu kriteri baz aldığınızda Türk üniversiteleri ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?</strong></p>
<p class="selectionShareable">Türkiye’de <span style="text-decoration: underline; color: #3366ff;"><a style="color: #3366ff; text-decoration: underline;" href="http://ozancorumlu.com/category/ygs-lys/" target="_blank">üniversite</a></span>lerin uluslararası görünümü rekabetçi ülkelerle kıyaslandığında nispeten sınırlı. Bu güçlü global bir yapı için geliştirilmesi gereken bir alan. Birinci sınıf üniversiteler uluslararası görünümde taviz vermiyor. Dünyanın yetenekli akademisyen ve öğrencilerinin dikkatini çekmek, başarı için ana unsur. Yaptığımız derecelendirmelerde şunu kanıtladık: Uluslararası işbirliğiyle yürütülen araştırmalar, ulusallara göre çok daha etkili. Atıflara bakıldığında ise uluslararası işbirliği ile yürütülen araştırmalar çok önde yer alıyor. Düzgün şekilde global ağda kalmak, Türk üniversitelerinin bilinirliğini yükseltmek için hayati.</p>
<h3 class="selectionShareable">TEMBELLİĞE YER YOK</h3>
<p class="selectionShareable"><strong>&#8211; Türkiye’nin eğitimde en büyük avantajını nerede görüyorsunuz?</strong></p>
<p class="selectionShareable">Türkiye potansiyel olarak çok heyecan verici bir geleceğe sahip. Çünkü hala genç bir nüfusu barındırıyor. Doğru eğitim ve en iyi üniversitelere uygun yatırım yapılırsa, Türkiye’nin geleceği parlak. Fakat bu kolay bir görev değil ve tembelliğe hiç yer yok.</p>
<p class="selectionShareable"><strong>&#8211; Türkiye’yi yükseköğretimde ABD ve İngiltere gibi eğitim devleriyle kıyaslamak doğru mu?</strong></p>
<p class="selectionShareable">Tabii ki hayır. THE, dünya üniversitelerini doğru jeopolitik bağlamlarda sıralamaya özen gösteriyor. Bu birçok farklı analiz metoduyla, üniversite performanslarının farklı yönlerine bakmak anlamına geliyor. Bunun için benzer koşullardaki eğitim kurumlarını kıyasladığımız ‘BRICS ve Yükselen Ekonomilerde En İyi Üniversiteler’ gibi sıralamalar yapıyoruz.</p>
<h3 class="selectionShareable">‘ODTÜ İYİ PERFORMANS SERGİLİYOR’</h3>
<p class="selectionShareable">THE’nın baş editörü Phil Baty, listelerde Türkiye’den en iyi başarı gösteren üniversiteyi şöyle anlatıyor: “Listelerde Türkiye’den en üst sırada yer alan Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), iyi bir performans sergiliyor. Bunu birçok farklı alanda güçlü bir şekilde de sürdürüyor. Üniversite, değerlendirmelerde özellikle öğretim, araştırma, bilgi transferi ve uluslararası görünürlük yönlerinden iyi sonuçlar elde ediyor. Fakat ODTÜ göze çarpan en büyük puanı, araştırma etkisi ve endüstri bağlantıları kriterlerinden elde ediyor.”</p>
<h3 class="selectionShareable">Türk üniversitelerinin Times Higher Education listelerindeki son durumu</h3>
<p class="selectionShareable"><strong>THE DÜNYA ÜNIVERSİTELERI SIRALAMASI 2014-2015</strong></p>
<p class="selectionShareable">85 Orta Doğu Teknik Üniversitesi<br />
139 Boğaziçi Üniversitesi<br />
165 İstanbul Teknik Üniversitesi<br />
182 Sabancı Üniversitesi<br />
201-225 (Bandı) Bilkent Üniversitesi<br />
301-350 (Bandı) Koç Üniversitesi</p>
<p class="selectionShareable"><strong>THE 50 YAŞIN ALTINDA EN İYİLER 2015</strong></p>
<p class="selectionShareable">13 Sabancı Üniversitesi<br />
28 Bilkent Üniversitesi<br />
51 Koç Üniversitesi</p>
<p class="selectionShareable"><strong>THE ASYA ÜNIVERSİTELERI SIRALAMASI 2015</strong></p>
<p class="selectionShareable">12 Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)<br />
14 Boğaziçi Üniversitesi<br />
19 İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ)<br />
21 Sabancı Üniversitesi<br />
30 Bilkent Üniversitesi<br />
47 Koç Üniversitesi</p>
<p class="selectionShareable"><strong>THE BRICS VE YÜKSELEN EKONOMİLERDE EN İYİ ÜNİVERSİTELER 2015</strong></p>
<p class="selectionShareable">3 Orta Doğu Teknik Üniversitesi<br />
7 Boğaziçi Üniversitesi<br />
8 İstanbul Teknik Üniversitesi<br />
15 Sabancı Üniversitesi<br />
19 Bilkent Üniversitesi<br />
29 Koç Üniversitesi<br />
51 İstanbul Üniversitesi<br />
82 Hacettepe Üniversitesi</p>
<h3 class="selectionShareable" style="text-align: center;"><div class="e3lan e3lan-in-post1"><div style="max-width:336px;height:280px">
<script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- ads1 336x280 deneme -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:100%;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6589290068877460"
     data-ad-slot="2984261430"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>
</div></div></h3>The post <a href="https://ozancorumlu.com/phil-baty-universiteleriniz-arastirmaya-daha-cok-kaynak-ayirmali/">Phil Baty: Üniversiteleriniz araştırmaya daha çok kaynak ayırmalı</a> first appeared on <a href="https://ozancorumlu.com">ozancorumlu.com | Türkiye'nin Eğitim Sitesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ozancorumlu.com/phil-baty-universiteleriniz-arastirmaya-daha-cok-kaynak-ayirmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7842</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Reklamlar pembe, gerçekler acı</title>
		<link>https://ozancorumlu.com/reklamlar-pembe-gercekler-aci/</link>
					<comments>https://ozancorumlu.com/reklamlar-pembe-gercekler-aci/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ozan ÇORUMLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2015 09:47:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[YGS / LYS]]></category>
		<category><![CDATA[İşsiz Üniversite Mezunu]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversitelerin Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversitelerin Eğitim Kaliteleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozancorumlu.com/?p=7011</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üniversitelere kayıtlar başladı. Öğrenciler tercihlerini &#8216;umut&#8217; vaat eden reklamlar eşliğinde yaptı. Ancak gerçekler reklamlardaki kadar pembe değil. Türkiye&#8217;de 657 bin üniversite mezunu işsiz. İşsizlikle, bitirilen üniversitenin kalitesi arasında da ilişki var. Türkiye&#8217;de bir çok üniversitenin eğitim kalitesi tartışma konusu. Üniversitelere kayıtlar başladı, 7 Ağustos&#8217;a kadar devam edecek. Doğa Eren Karaman, bu yıl üniversiteye yerleşen binlerce &#8230;</p>
The post <a href="https://ozancorumlu.com/reklamlar-pembe-gercekler-aci/">Reklamlar pembe, gerçekler acı</a> first appeared on <a href="https://ozancorumlu.com">ozancorumlu.com | Türkiye'nin Eğitim Sitesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="standfirst">Üniversitelere kayıtlar başladı. Öğrenciler tercihlerini &#8216;umut&#8217; vaat eden reklamlar eşliğinde yaptı. Ancak gerçekler reklamlardaki kadar pembe değil. Türkiye&#8217;de 657 bin üniversite mezunu işsiz. İşsizlikle, bitirilen üniversitenin kalitesi arasında da ilişki var. Türkiye&#8217;de bir çok üniversitenin eğitim kalitesi tartışma konusu.</h2>
<p>Üniversitelere kayıtlar başladı, 7 Ağustos&#8217;a kadar devam edecek. Doğa Eren Karaman, bu yıl üniversiteye yerleşen binlerce öğrenciden biri. Bir vakıf üniversitesinin Hukuk Fakültesi&#8217;ne kayıt yaptıracak. Pek çok genç gibi, mezun olduktan sonra o da işsiz kalmaktan korkuyor. Kaygısında pek de haksız değil. TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 657 bin üniversite mezunu işsiz var.</p>
<p>Üniversitelerin tanıtım reklamlarında, &#8220;Hayallerin gerçekleştiği kampüs&#8221;,  &#8220;Benzersiz burs olanakları&#8221;, &#8220;Rahat ol, biz varız&#8221; gibi sloganlar eşliğinde mutlu üniversiteliler resmediliyor. Mezuniyet sonrasına dair pembe bir tablo çiziliyor. Reklamlar gençlere ‘umut’ vaat ediyor, ama istatistikler, üniversite eğitiminin niteliği ve bununla bağlantılı olarak işsizlik sorununu açıkça ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Üniversiteli işsiz bir yılda 169 bin arttı </strong></p>
<p>DİSK Araştırma Enstitüsü’nün, TÜİK tarafından açıklanan İşgücü Anketi 2015 Şubat dönemi sonuçlarını değerlendirdiği raporuna göre; Türkiye’de 3 milyon 226 bin işsiz var. İşsizlik oranı yüzde 11,2. Bir yılda üniversiteli işsiz sayısı 169 bin artarak 657 bini buldu.</p>
<p>Üniversite sayısının 200’ü bulduğu Türkiye’de son 10 yılda öğrenci sayısı üç, öğretim üyesi sayısı ise iki kat arttı.  Eğitimdeki niteliğe dair ipucu veren veriler de pek parlak değil. YÖK’ün, &#8220;Türkiye Yükseköğretimi İçin Bir Yol Haritası&#8221; başlıklı raporuna göre, Türkiye’de 5,5 milyon üniversite öğrencisi, 141 bin de öğretim elemanı var.</p>
<p><strong>Öğretim üyesi başına 51 öğrenci </strong></p>
<p>Öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısı arttıkça nitelik azalıyor. Devlet üniversitelerinde öğretim elemanı başına 22 öğrenci, profesör, doçent ve yardımcı doçent gibi bir üniversitenin bel kemiğini oluşturan öğretim üyesi başına ise 51 öğrenci düşüyor. Kimi üniversitelerde bu rakamlar iki kat artıyor. Dumlupınar Üniversitesi’nde öğretim üyesi başına 110, Kocaeli Üniversitesi’nde 101 öğrenci, Beykent Üniversitesi’nde 112, Çağ Üniversitesi’nde 73 öğrenci düşüyor. OECD ortalaması ise 16.</p>
<p><a href="http://ozancorumlu.com/wp-content/uploads/2015/08/Öğretim-Üyesi-ve-Öğretim-Elemanı-Başına-Düşen-Öğrenci-Sayıları.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-7012" src="http://ozancorumlu.com/wp-content/uploads/2015/08/Öğretim-Üyesi-ve-Öğretim-Elemanı-Başına-Düşen-Öğrenci-Sayıları.png" alt="Öğretim Üyesi ve Öğretim Elemanı Başına Düşen Öğrenci Sayıları" width="772" height="483" srcset="https://ozancorumlu.com/wp-content/uploads/2015/08/Öğretim-Üyesi-ve-Öğretim-Elemanı-Başına-Düşen-Öğrenci-Sayıları.png 772w, https://ozancorumlu.com/wp-content/uploads/2015/08/Öğretim-Üyesi-ve-Öğretim-Elemanı-Başına-Düşen-Öğrenci-Sayıları-300x188.png 300w" sizes="auto, (max-width: 772px) 100vw, 772px" /></a></p>
<p>Yeni üniversiteler kuruluyor, bölümler açılıyor ama bazılarında profesör ya da doçent yok. Türkiye’deki öğretim üyelerinin yüzde 72’si Marmara, İç Anadolu ve Ege bölgelerinde. Güneydoğu’da çalışan profesörlerin sayısı, Türkiye’de çalışan profesör sayısının sadece yüzde 2,5’unu, Karadeniz&#8217;de çalışanlar ise yüzde 5,5&#8217;unu oluşturuyor.</p>
<p>Bu yıl ilk kez ÖSYM Kılavuzu’nda bölümlerin  profesör, doçent, yardımcı doçent sayılarına da yer verildi. Kılavuz incelendiğinde tablo daha net ortaya çıkıyor. Türkiye’de pek çok üniversitede hiç profesörün ve doçentin olmadığı bölümler var. Mühendislik ve doğa bilimleri fakültesindeki dokuz bölümünün hiçbirinde profesör, sadece birinde doçent olan yükseköğretim kurumlarına rastlamak mümkün. En fazla mezun veren İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi&#8217;nde profesörü olmayan üniversiteler de az değil.</p>
<p><a href="http://ozancorumlu.com/wp-content/uploads/2015/08/Öğretim-Elemanlarının-Coğrafi-Bölgelere-Göre-Dağılımı.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-7013" src="http://ozancorumlu.com/wp-content/uploads/2015/08/Öğretim-Elemanlarının-Coğrafi-Bölgelere-Göre-Dağılımı.png" alt="Öğretim Elemanlarının Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı" width="772" height="455" srcset="https://ozancorumlu.com/wp-content/uploads/2015/08/Öğretim-Elemanlarının-Coğrafi-Bölgelere-Göre-Dağılımı.png 772w, https://ozancorumlu.com/wp-content/uploads/2015/08/Öğretim-Elemanlarının-Coğrafi-Bölgelere-Göre-Dağılımı-300x177.png 300w" sizes="auto, (max-width: 772px) 100vw, 772px" /></a></p>
<p><strong>45 bin öğretim elemanı açığı var</strong></p>
<p>Türkiye’nin öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısı bakımından OECD ortalaması olan 16’ya ulaşabilmesi için, 20 bini doktoralı olmak üzere 45 bin öğretim elemanına ihtiyaç var. Her yıl yaklaşık 18 bin 500 öğretim elemanının sisteme dahil edilmesi gerekiyor. Türkiye’nin doktora mezunu sayısı da düşük. Türkiye yılda 4 bin 500 doktora mezunu verirken, ABD’de 61 bin, Rusya’da 27 bin, Almanya’da 25 bin, Japonya’da 17 bin doktora mezunu veriliyor.</p>
<p>YÖK de raporunda, &#8220;Gelecek yıllarda yükseköğretimdeki sayısal büyümeden nitelikli büyümeye geçiş olması ve akademik insan kaynağının yetiştirilmesi gerektiğini&#8221; vurguluyor.</p>
<p><strong>Erkut: Tatil köyü satar gibi üniversite pazarlanıyor</strong></p>
<p>Akademisyenlere göre de üniversitelerin işsiz mezun etmesinin birçok nedeni var. Üniversitelerin nitelikli, iş piyasasının istediği yetkinliklerde eğitim vermemesi, iş gücü piyasasının üstünde mezun vermesi sebeplerden ikisi.</p>
<p>MEF Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Erkut, üniversite reklamlarında çizilen &#8220;pembe&#8221; tablonun gerçekte &#8220;acı&#8221; olduğunu söylüyor:</p>
<blockquote><p>Etrafa  bakıyorsunuz reklamlarda mutlu kızlar, erkekler, çimenlerin üzerine yatmışlar kitap okuyorlar… &#8216;Hollywood gelmiş film çekiyor&#8217; diyeceğim neredeyse. Tatil köyü satar gibi üniversite pazarlayan bir ortamda buluyoruz kendimizi. Sağlam güvenilir ve objektif bilgilerin olmadığı yerde insanlar reklama bakarak tercih yapıyor. Sorumluluk doğrudan YÖK’te. Bütün üniversiteler hakkında tüm bilgiler halka açılmalı. ÖSYM kılavuzuna bu yıl üniversitedeki hocaların sayısının eklenmesi doğru bir hareket. Ama YÖK elindeki verilerin çok küçük bir kısmını bu şekilde  paylaşmış oldu. Üniversitelerin yayın sayısı, kütüphanedeki kitap sayısı, üniversitede öğrenci başına düşen eğitim alanı metrekaresi, mezunların yüzde kaçının iş bulduğunu, kaçının <span style="text-decoration: underline; color: #3366ff;"><a style="color: #3366ff; text-decoration: underline;" href="http://ozancorumlu.com/category/kpss/" target="_blank">KPSS</a></span>’ye girdiğini, yüzde kaçının yüksek lisans programlarına girdiği gibi pek çok bilginin paylaşılması gerekiyor.</p></blockquote>
<p><strong>&#8220;İstihdamı olmayan bölümlere öğrenci alıyoruz&#8221;</strong></p>
<p>Profesör Erkut, yıllardır mezunları istihdam edilmeyen bölümlerin varlıklarını sürdürdüğünü de dikkat çekiyor:</p>
<blockquote><p>Bu bölümler kapatılmıyor, böyle bir âdetimiz yok. Öğretim üyeleri memur olduğu için, kadroları ne olacak kaygısı var. İstihdamı sorunlu bölümlere yüzlerce, binlerce öğrenci alınıp umut ticareti yapıyoruz. Toplam kontenjanlara baktığınızda gerek iktisat, uluslararası ilişkiler olsun gerek başka bilim alanları olsun iş piyasasının emebileceğinden fazla mezun üretiyoruz. Üniversiteler birbirlerinden kopya çekerek bölüm açıyor. Zaten öğrenci ve mezun sayısı fazla olan alanlar daha da şişiyor. Üniversite sisteminin arz tarafının çok katı olduğunu düşünüyorum. Talebin yüksek alanlarda arzı artırabilmeli, talebin düşük olduğu alanlarda da arzı azaltabilmeli. Eskide kalmış ve mezunları aranmayan bölümlerinin hâlâ ayakta kalmasından daha büyük problem, iş dünyasının aradığı yeni bölümlerin açılmaması. Bunun da önünde YÖK’ün stratejik duruşu var. Özyeğin Üniversitesi’nde iken, girişimcilik bölümü açmak istediğimde birinci yıl açtırılmadı mesela. &#8216;Türkiye’de yok&#8217; dendi. ABD’de 400’ün üzerinde girişimcilik programı olduğunu gösterip derdimizi anlatabildikten sonra ikinci yıl açıldı program. Bu sistemin ne kadar küflenmiş olduğunu gösteriyor. Bütün sistem dönüşmeyen bir dünya varsayımı ile kurulmuş ama dünya hızla değişiyor. 19. yüzyıldan kalma üniversite sistemi ile mücadele etmeye çalışıyoruz. Başarısızlıktan başka alternatif görmüyorum.</p></blockquote>
<p><strong>&#8220;Üniversite değil yüksek lise &#8220;</strong></p>
<p>Erkut, hem devlet hem de vakıf üniversitelerindeki niteliği eleştiriyor, Vakıf üniversiteleri arasında uçurum olduğunu anlatıyor:</p>
<blockquote><p>Devletin sağladığı kaynakları bile sağlamayan ticari, sözde vakıf üniversiteleri var. Kâr eden, öğrenciden aldığı ücretin tamamını öğrenciye vermeyen üniversiteler var. Bunların hepsinin birbirinden ayrılması üniversitelere dair rakamların açıklanması ile olur. Yüksek dershane ya da yüksek lise gibi üniversiteler var. Araştırma yapmıyorsanız, kendi öğretim üyesi beklenen altındaysa size üniversite diyemem. Adına üniversite diyemeyeceğimiz devlet üniversite sayısı da çok. Hatta yarısı.</p></blockquote>
<p><strong>&#8220;Türkiye&#8217;deki veteriner fakültesi sayısı tüm Avrupa&#8217;nın yarısı&#8221; </strong></p>
<p>Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof.Dr. Tahsin Yeşildere de üniversitelerde fakülteleri açarken plansızlık ve programsızlık olduğunu söylüyor:</p>
<blockquote><p>Türkiye’nin ne kadar hukukçuya, iktisatçıya ihtiyaç var mesela ? Bunlar gözetilmeksizin, bir sınıf, bir hoca fakülteler açıldı ve açılmaya devam ediyor. Özelikle fen bilimleri, matematik,  fizik gibi önemsediğimiz alanlarda sıkıntılar başladı. Gençler istihdam edilemediği için öğrenciler kayıt yaptırmaz hale geldi. Bu pozitif bilimlerde  gerilemeye neden oldu.  Mesela Türkiye’de veteriner fakültesi sayısı 25’i buldu. Bu tüm Avrupa’daki veteriner fakültesi sayısının yarısı. İngiltere’de 5 veteriner fakültesi var.</p></blockquote>
<p>Kaynak: Umut Akbaş Salman / Aljazeera</p>
<h3 style="text-align: center;"><div class="e3lan e3lan-in-post1"><div style="max-width:336px;height:280px">
<script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- ads1 336x280 deneme -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:100%;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6589290068877460"
     data-ad-slot="2984261430"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>
</div></div></h3>The post <a href="https://ozancorumlu.com/reklamlar-pembe-gercekler-aci/">Reklamlar pembe, gerçekler acı</a> first appeared on <a href="https://ozancorumlu.com">ozancorumlu.com | Türkiye'nin Eğitim Sitesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ozancorumlu.com/reklamlar-pembe-gercekler-aci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7011</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
