<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Rehberlik | ozancorumlu.com | Türkiye'nin Eğitim Sitesi</title>
	<atom:link href="https://ozancorumlu.com/tag/rehberlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ozancorumlu.com</link>
	<description>Herkese, Her Zaman Eğitim !</description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Sep 2015 12:59:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://ozancorumlu.com/wp-content/uploads/2015/01/Transparan-54ccc3dcv1_site_icon-50x50.png</url>
	<title>Rehberlik | ozancorumlu.com | Türkiye'nin Eğitim Sitesi</title>
	<link>https://ozancorumlu.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">79785015</site>	<item>
		<title>Farkındalığın farkında olmak</title>
		<link>https://ozancorumlu.com/farkindaligin-farkinda-olmak/</link>
					<comments>https://ozancorumlu.com/farkindaligin-farkinda-olmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Melek Canoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2015 12:59:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNÜN YAZISI]]></category>
		<category><![CDATA[Farkındalığın farkında olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Farkındalık nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozancorumlu.com/?p=8299</guid>

					<description><![CDATA[<p>Herkese merhaba&#8230; Bu yazımda siz değerli okuyucularımla hep üzerinde düşündüğüm bir konu, farkındalık ve farkında olmanın ne olduğuyla ilgili naçizane düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Hepimiz bir hayat koşuşturmacası içinde oradan oraya savrulup duruyoruz. Kimimiz işleriyle meşgul, kimimiz her şeye yetişeceğini düşünüp kendini harap etmekle meşgul. Hayat akıp giderken hiç düşünüyor muyuz; &#8216;Bizim bu hayata gelme &#8230;</p>
The post <a href="https://ozancorumlu.com/farkindaligin-farkinda-olmak/">Farkındalığın farkında olmak</a> first appeared on <a href="https://ozancorumlu.com">ozancorumlu.com | Türkiye'nin Eğitim Sitesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Herkese merhaba&#8230;</p>
<p>Bu yazımda siz değerli okuyucularımla hep üzerinde düşündüğüm bir konu, <strong>farkındalık</strong> ve farkında olmanın ne olduğuyla ilgili naçizane düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.</p>
<p>Hepimiz bir hayat koşuşturmacası içinde oradan oraya savrulup duruyoruz. Kimimiz işleriyle meşgul, kimimiz her şeye yetişeceğini düşünüp kendini harap etmekle meşgul. Hayat akıp giderken hiç düşünüyor muyuz; &#8216;Bizim bu hayata gelme sebebimiz nedir?&#8217; Hayatta gelmişken yapmamız gerekenler neler? Ben bu hayat için ne kadar gerekli ve ne kadar vazgeçilmezim? Bunları okurken sizin de bunlara benzer sorular gelmiştir aklınıza.</p>
<p>Gelelim farkındalık kavramına. Farkındalık demek, şu an içinde bulunduğumuz anı yaşamaktır. Geçmişte bizi üzen olayların intikamıyla ya da gelecekte gerçekleşme olasılığı olduğu kadar gerçekleşmeme riskinde olan olayları düşünürsek <span style="text-decoration: underline;">&#8216;şu anda&#8217;</span> olamayız. Anı yaşayıp mutlu olamayız. Geçmiş ve gelecek arasında sıkışıp kalırız ve bu durum mütemadiyen sürer ve anı asla yakalayamayız.</p>
<p>Farkındalığımızı arttırmak için yaşadığımız olaylara kavanozun dışından bakmalıyız. Yani olanı olduğu gibi görüp algılamalıyız. Bunun tersi durumunda geçmiş ya da gelecek ile ilişkilendirmelere girip an&#8217;dan uzaklaşıp farkındalığımızı yerle bir edebiliriz. Hayat hep akan bir su gibi dinamik bir süreç ve bu süreç içerisinde olaylara duygularımızı katmadan bakmayı öğrenirsek çözüme kolay yoldan ulaşıp mutlu oluruz.</p>
<p>İlk paragrafta hayata yönelik sorduğumuz sorulardan birisine kendi açımdan cevap vermek istiyorum. Hayata gelme sebebimiz ne ve amacımız ne? Bana göre hayatın en önemli anlamı mutlu olmak. İnsanlar her yaptıkları şeyi mutlu olmak için yaparlar. Mutlu olmak için çalışırız, didiniriz ve tabii hepimiz için mutluluk farklı anlamlar ifade eder. Kimi için mutluluk zengin bir hayat sürmek, kimi için üst düzey bir statüye sahip olmak, kimi için güzel bir bahçe, kimisi için güzel bir beste, kimisi için hep kabul görmek, kimisi için egosunu hep yüksek tutmak. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Kısacası hepimizin hayattaki amacı mutlu olmaktır ancak mutlu olacağı argümanlar farklıdır.</p>
<p>Yukarıdaki bütün paragrafları bileştirirsek farkındalığımız arttıkça mutlu oluruz. Hayattaki amacımız olan mutluluk için yargısız bir şekilde şimdiki ana odaklanabilmeliyiz. Şimdi ve şu anda olmak insanı özgürleştirir ve mutlu eder. Farkındalıkta ne geçmiş ne gelecek var, aklını önceden olmuş ve sonra olacak durumlardan arındırmak, bilincimizi boşaltmak ve daha sağlıklı düşünmek vardır.</p>
<div class="clear"></div><div style="margin-top:20px; margin-bottom:20px;" class="divider divider-solid"></div>
<p>Melek CANOĞLU’nun tüm yazıları için <span style="color: #3366ff;"><a style="color: #3366ff;" href="http://ozancorumlu.com/author/melekmelek/" target="_blank">tıklayın</a></span>.</p>
<div class="clear"></div><div style="margin-top:20px; margin-bottom:20px;" class="divider divider-solid"></div>
<div class="box info  "><div class="box-inner-block"><i class="fa tie-shortcode-boxicon"></i>
			Sitemizdeki tüm içerikten mail yoluyla haberdar olmak istiyorsanız, aşağıdaki kutucuğa e-mail adresinizi yazıp abone olabilirsiniz. Aboneliğinizi tamamlamak için e-postanıza gelen maili onaylamayı unutmayın.
			</div></div>
<form style="border: 0px solid #ccc; padding: 3px; text-align: center;" action="https://feedburner.google.com/fb/a/mailverify?uri=ozancorumlu" method="post" target="popupwindow"><input style="width: 240px;" name="email" type="text" /><br />
<input type="submit" value="Abone Ol" /></form>
<p style="text-align: left;"><span style="color: #ff0000;">Bu yazının tüm hakları ozancorumlu.com’a aittir. <span style="text-decoration: underline; color: #3366ff;"><a style="color: #3366ff; text-decoration: underline;" href="http://ozancorumlu.com" target="_blank">www.ozancorumlu.com</a></span> biçiminde aktif bağlantı kurulabilir, açık kaynak gösterilmek kaydıyla içerik kullanılabilir. Açık kaynak göstermeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır. ©</span></p>
<h3 style="text-align: center;"><div class="e3lan e3lan-in-post1"><div style="max-width:336px;height:280px">
<script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- ads1 336x280 deneme -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:100%;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6589290068877460"
     data-ad-slot="2984261430"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>
</div></div></h3>The post <a href="https://ozancorumlu.com/farkindaligin-farkinda-olmak/">Farkındalığın farkında olmak</a> first appeared on <a href="https://ozancorumlu.com">ozancorumlu.com | Türkiye'nin Eğitim Sitesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ozancorumlu.com/farkindaligin-farkinda-olmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8299</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Öğrenciler neden okumalı ?</title>
		<link>https://ozancorumlu.com/ogrenciler-neden-okumali/</link>
					<comments>https://ozancorumlu.com/ogrenciler-neden-okumali/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ozan ÇORUMLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Aug 2015 16:02:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[REHBERLİK]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenciler neden okumalı]]></category>
		<category><![CDATA[Okuma alışkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozancorumlu.com/?p=7048</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son günlerde, okumayı ve yazmayı nasıl öğrendiğimizle ilgili beni rahatsız eden bazı yorumlar var. Ben daha önce de burada söylediklerimi yazmış ve söylemiştim, ancak hiçbir zaman söylemeye çalıştıklarımı tam olarak söylemedim, çünkü gerçekten ne anlama geleceğinden emin değildim. Okulların onu nasıl sınırlandırdığı ile ilgili bir şeyler bunlar. Yani “Edebi kültür”.  Onu sterilize edin. İnsani durumlarından &#8230;</p>
The post <a href="https://ozancorumlu.com/ogrenciler-neden-okumali/">Öğrenciler neden okumalı ?</a> first appeared on <a href="https://ozancorumlu.com">ozancorumlu.com | Türkiye'nin Eğitim Sitesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Son günlerde, okumayı ve yazmayı nasıl öğrendiğimizle ilgili beni rahatsız eden bazı yorumlar var.</h2>
<p>Ben daha önce de burada söylediklerimi yazmış ve söylemiştim, ancak hiçbir zaman söylemeye çalıştıklarımı tam olarak söylemedim, çünkü gerçekten ne anlama geleceğinden emin değildim. Okulların onu nasıl sınırlandırdığı ile ilgili bir şeyler bunlar. Yani “Edebi kültür”.  Onu sterilize edin. İnsani durumlarından bir okul konusu ve sizin için iyi olana kadar temiz bir şekilde ayırın, bunu bütünüyle yapmalısınız ve bir gün bunu yaptığınız için minnettar olacaksınız.</p>
<p>Aynı diş ipi kullanmak gibi.</p>
<p><strong>ÇÖZÜMLEME VE KAVRAMA</strong></p>
<p>Okuma, öğretildiği gibi, bir beceridir.</p>
<p>Bu kısmen tanım gereğidir. “<strong>Okuma</strong>” kelimesi birtakım fikri temsil etmektedir. O bir fiildir, ancak neredeyse dıştan bir isim gibi çalışan edilgen bir süreç ve benzer bir fikirdir de. Okuma, metin üzerinden yazar ile okuyucunun bilincini bir araya getiren bir tür akım yaratabilir.</p>
<p>Ve bu gerçekleştiğinde, üç tür de yok olur. Okuyucu, yazar ve metin yoktur, daha ziyade dünyadan uzakta, fikirlerle dans eden sadece bir zihin vardır. Bu en iyi ihtimalle ve kötü derecede romantik bir senaryodur ve anlatmaya çalıştığım her ikisi de değil.</p>
<p>Bu yüzden, <strong>eğitim</strong>. Bir öğretme ve öğrenme meselesi olarak, okuma kesinlikle ikoniktir. Okumayı öğretmek biz –<span style="text-decoration: underline; color: #3366ff;"><a style="color: #3366ff; text-decoration: underline;" href="http://ozancorumlu.com/category/ogretmen/" target="_blank">öğretmen</a></span>lere-, genellikle çözümleme ve kavramanın yanlış satırlarını parçalara bölmeyi gerektirir. Çözümleme kısmı harf ve seslerin bir karışımıdır. İkili harfler, haylaz öbekler, düzensiz kelimeler ve örüntü tanımalar. Fonemler (Fonetik alfabesinin her bir ses birimi). Bu, kelimenin tam anlamıyla ağzınız ile sesler yerine kağıt üzerinde alfanumerik karakterler ile yapılan (zaman içinde yolculuk yapabilen) yeni bir dili konuşmayı öğrenmektir. Bu beyninizde başlar, beyninizde biter ve özümseyebilirseniz zihninizde sonuçlanır.</p>
<p>Bununla birlikte kavrama ise midenize yakın bir yerlerdedir. Bu daha çok metabilişsel (üst düzey düşünme) ve kişiseldir, içsel sembollerin okuyucuyu bir yerlere götürdüğü, kendi şema ve arka plan bilgisinden yararlanan, sembolleri tanıyabildikleri şeylere dönüştüren, ruhları hareketli ve canlı olan. Bu anlamlandırma yapan bir kişidir. Ne kadar çılgın değil mi? Bir öğretmen okumayı öğretmek istediğinde, bir seçim yapmak zorundadır: çözümlemeyi öğretmek, kavramayı öğretmek ya da her ikisini birleştirmeyi denemek.</p>
<p>Bu aslında mutlak bir sorun değil. Ya da daha iyi anlamaya çalıştığım gibi bir sorun. Amaçlarının tümüne bakıldığında, pedagoji özünde yıkıcıdır. O, değiştirmeyi, düzeltmeyi, karıştırmayı, geliştirmeyi, başkalaştırmayı, azaltmayı ve arttırmayı ister. Başka bir deyişle, okuma hızı, kelime haznesi, ana fikir çıkarma, yazar, amaç ve detaylar ile değerlendirilen fiil okuma becerisi üzerine odaklanmayı ve bir milyon sessiz emekçi okuyucunun okumanın başında imha edebildiği türden duyguları yoluyla bir metnin açılımını yapmayı sağlar.</p>
<p>Varsayım olarak biri eğer okursa, ve daha da okursa, daha sonra da hep okuyacaktır. Bu eğitimin nasıl gelişeceğini empoze eden yararlı bir evrendir. Düşünün :</p>
<p>Yetenekler alışkanlılara karşı.</p>
<p>Eğilimler yeterliliklere karşı.</p>
<p>Kabiliyetler sevgilere karşı.</p>
<p>Çocuğu öğretmek yerine içeriği öğretmeye odaklandığımızda, çocuğu kaybederiz. Haliyle, müfredat merkezli, veri tabanı dayanaklı, kurumsal odaklı sanayiler haline geliriz ve dilimiz bu yaklaşımı yansıtır. İlerle. Kabul et. Reddet. Devret. Hata yap. Kayıt ol. Kaydet. Uzmanlaş. Değerlendir. İyileşme gözlendiğinde, her zaman yaptığımız şeyleri nasıl yaptığımızı geliştirmek isteriz, ancak daha hızlı ve daha etkili şekilde. Öğrenciyi ve sığdırılan duyguları kırarız. Daha fazla öğrenmeye sebep olan, öğrencilere niçin yerine nasıl okuduklarını öğretmek kadar mantıklı çoklu süreçleri geliştirmek isteriz,.</p>
<p>Öğretilen edebi kültürün neden bana işkence yaptığını (şimdilik) düşünüyordum. Gereksiz bir belirsizlik ile oraya bitirmeye gidiyorken, bir şekilde yayınladım ve daha sonra okuyabilirim anlamında başımı salladım. Ta ki neden okumamız gerektiği hakkında Franz Kafka&#8217;dan bu notu okuyana kadar.</p>
<blockquote><p>Bence sadece bizi yaralayan ya da bıçaklayan kitap türlerini okumamız gerekiyor. Eğer okuduğumuz bir kitap kafamıza vurarak bizi uyandırmıyorsa, niçin okuyoruz ki? Böylece yazdığınız şekilde bizi mutlu edecek midir? Yüce Tanrım, eğer hiç kitabımız olmasaydı, o zaman gerçek mutluluğu yakalardık ve bizi mutlu edebilecek kitapları biz kendimiz de yazabilirdik. Ancak bizim, bizi bir felaket gibi etkileyen, derinden üzen, kendimizden daha çok sevdiğimiz birisinin ölümü gibi kahreden, herkesten uzak ormanlara sürülmüşüz gibi, intihar gibi kitaplara ihtiyacımız var.  Bir kitap içimizdeki donmuş deniz için bir balta olmalıdır. Benim inancım bu.</p></blockquote>
<p>Bir süre için okuduğumuzda, gerçekten okuduğumuzda, bizim büyük bir parçamız sessiz bir şekilde gelişir ve aksar, aklımızda yeni fikirler çözülmeye başlarken. Sonra, içeri bakarız, metne nabzımızı ve çıplak sinirlerimizi ortaya çıkarmak için derimizi ters çeviririz, sadece metnin ivmesine dayanmak için, benlik duygusunu arttırırız, daha sonra enkaz içinden araştırırız, her şey bittiğinde geride ne olduğunu görmek için.</p>
<p>Ve kim olduğumuzu buluruz.</p>
<p>Bu da öğrencilerin neden okuması gerektiğinin sebebidir.</p>
<div class="clear"></div><div style="margin-top:20px; margin-bottom:20px;" class="divider divider-solid"></div>
<p>Kaynak: http://www.teachthought.com/featured/why-students-should-read/</p>
<p>Çeviri: ozancorumlu.com</p>
<p style="text-align: center;"><div class="box info  "><div class="box-inner-block"><i class="fa tie-shortcode-boxicon"></i>
			Bu yazı, ozancorumlu.com kaynak gösterilmeden başka internet sitelerince yayınlanamaz.
			</div></div>
<h3 style="text-align: center;"><div class="e3lan e3lan-in-post1"><div style="max-width:336px;height:280px">
<script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- ads1 336x280 deneme -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:100%;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6589290068877460"
     data-ad-slot="2984261430"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>
</div></div></h3>The post <a href="https://ozancorumlu.com/ogrenciler-neden-okumali/">Öğrenciler neden okumalı ?</a> first appeared on <a href="https://ozancorumlu.com">ozancorumlu.com | Türkiye'nin Eğitim Sitesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ozancorumlu.com/ogrenciler-neden-okumali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7048</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Öğrencilerin Öğretmenleri Sevmemeleri İçin 13 Neden</title>
		<link>https://ozancorumlu.com/ogrencilerin-ogretmenleri-sevmemeleri-icin-13-neden/</link>
					<comments>https://ozancorumlu.com/ogrencilerin-ogretmenleri-sevmemeleri-icin-13-neden/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ozan ÇORUMLU]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2015 10:59:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[REHBERLİK]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenciler Öğretmenleri Neden Sevmez ?]]></category>
		<category><![CDATA[PDR]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ozancorumlu.com/?p=6559</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Bir saniye” diyorsunuz muhtemelen bu başlığı okurken, “Benim öğrencilerim benden nefret etmez ki.” Çok şükür ki bütün öğrenciler öğretmenlerinden nefret etmez ve siz de bütün öğrencilerin sevdiği milyonda bir bulunan öğretmenlerden biri olabilirsiniz. Ama yine de böyle olmama ve en azından bazı öğrencilerinizin sizden nefret etme ihtimali biraz daha fazladır. Bunu biliyorum çünkü bazı öğrencilerim benden &#8230;</p>
The post <a href="https://ozancorumlu.com/ogrencilerin-ogretmenleri-sevmemeleri-icin-13-neden/">Öğrencilerin Öğretmenleri Sevmemeleri İçin 13 Neden</a> first appeared on <a href="https://ozancorumlu.com">ozancorumlu.com | Türkiye'nin Eğitim Sitesi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>“Bir saniye” diyorsunuz muhtemelen bu başlığı okurken, “Benim öğrencilerim benden nefret etmez ki.” Çok şükür ki bütün öğrenciler öğretmenlerinden nefret etmez ve siz de bütün öğrencilerin sevdiği milyonda bir bulunan öğretmenlerden biri olabilirsiniz.</h2>
<p>Ama yine de böyle olmama ve en azından bazı öğrencilerinizin sizden nefret etme ihtimali biraz daha fazladır.</p>
<div class="e3lan e3lan-in-post2"><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- [ads2] 200x90 deneme -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:200px;height:90px"
     data-ad-client="ca-pub-6589290068877460"
     data-ad-slot="9339071439"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></div>
<p>Bunu biliyorum çünkü bazı öğrencilerim benden yıllar boyunca nefret etti. Hatta bazıları beni o kadar sevmezdi ki benim sınıfımdan alınmak için rehber öğretmenlerine yalvarırlardı.</p>
<p>Neden mi? Başlıca sebebi benim kötü bir <span style="text-decoration: underline; color: #3366ff;"><a style="color: #3366ff; text-decoration: underline;" href="http://ozancorumlu.com/category/ogretmen/" target="_blank">öğretmen</a></span> olmamdı. Ama bu yeterince açıklayıcı bir sebep değil. Biraz daha netleştirmek gerekirse ben de, sınıfım da pek eğlenceli değildi. Tabii bunun sebepleri vardı. Siz de bu sebepler üzerine düşünseniz iyi olur. Çünkü siz farkında bile olmasanız da bazı öğrencilerinizin sizi sevmeme ihtimali oldukça yüksek. İşte öğrencilerin öğretmenleri sevmemesi için 13 neden:</p>
<p><strong>1 — Öğretmenler sıkıcıdır. </strong>Standartları, testleri ve beklentileri vardır. Oysa öğrenciler bunlara hiç değer vermez.</p>
<p><strong>2 — Öğretmenler sıkıdır. </strong>Eskiden sıkı olmanın, bir yeri düzgün bir şekilde yönetmek ve çocuklara gerekli olan “yapıyı” sunmak olduğunu düşünürdüm. Yanılmışım. Eğer şüpheniz varsa biraz Alfie Kohn, Jessica Lahey, Stephen Krashen ve nicelerini okuyun. Tüm bu isimler yıllar boyunca en iyi eğitim uygulamaları üzerine çalıştı ve sıkı disiplinin başarılı öğretme ve öğrenmeye sebep olmadığını ortaya koydu.</p>
<p><strong>3 — Öğretmenler bağırır. </strong>Tanıdığım harika bir okul müdürü bir keresinde, hem kendisi hem de okulun tüm çalışanları çocuklara bağırmayı bıraktığında okul kültürünün değişmeye başladığını söylemişti.</p>
<p><strong>4 — Öğretmenler ketumdur. </strong>Çocuklar bana hayatımla ilgili bir şeyler sorduklarında “Bu özel bir şey ama” diye cevap verirdim. Eğer konu kendiniz olduğunda fazla ketumsanız, sanki bir şeyler saklıyor gibi görünürsünüz ve öğrenciler bundan nefret eder.</p>
<p><strong>5 — Öğretmenlerin çok fazla kuralları vardır. </strong>Çocukların hayatları kurallarla doludur. Biraz özgürlüğe ihtiyaç duyarlar. Bırakın da arada sakız çiğnesinler ya da şapkalarını taksınlar. Kime ne zararları olur ki?</p>
<p><strong>6 — Öğretmenler çok fazla ödev verirler.</strong>Eğer öğrencilerin ev ödevleri konusunda hiç söz hakları yoksa ve ödevlerini yapamadıklarında ya da yetiştiremediklerinde sıfırlara boğuluyorlarsa, o zaman bu aktivitelerin hiçbir yararı olmaz. Geleneksel ödev öğrenmeyi geliştirmez. Ve bu ödevleri yapmamanın ağır sonuçları öğrencilerin <span style="text-decoration: underline; color: #3366ff;"><a style="color: #3366ff; text-decoration: underline;" href="http://ozancorumlu.com/category/ogretmen/" target="_blank">öğretmen</a></span>lerden nefret etmesine sebep olur.</p>
<p><strong>7 — Öğretmenler “sürpriz” sınavlar yapar. </strong>Genel olarak bütün testler öğrencilerin öğrendikleriyle ilgili çok az şey söyler. Ani ve sürpriz bir sınav ise öğretmenler için cezanın ve kontrolü elinde tuttuğunu göstermenin bir yolundan başka bir şey değildir. Bunu gayet iyi biliyorum çünkü ben de bu sürpriz sınavlardan yapardım ve öğrencilerin ödev yapmalarını sağlamak için öğrencilere ve ebeveynlere bunlardan bolca yapacağımı söylerdim. Peki bu nasıl karşılandı? Tahmin edeceğiniz üzere çocuklar benden nefret etti. Aynı şekilde pek çok ebeveyn de.</p>
<p><strong>8 — Öğretmenler mobil cihazları öğrencilerin ellerinden alır. </strong>Öğrenci el kitabının “dijital cihazlar yasaktır” demesini umursamıyorum. Yöneticilerinizin kör olması, sizin de yanlış yolu seçmeniz anlamına gelmiyor. Mobil öğrenme çağında yaşıyoruz. Buna kabullenip benimserseniz iyi olur.</p>
<p><strong>9 — Öğretmenler iğneleyici şeyler söyler. </strong>Elbette ben de iğneleyici sözler kullandım. Hatta bu, çok uzun bir süre başvurduğum bir yöntemdi. Hiç de “havalı” bir şey değildi. Hiç de komik değildi. Çocuklar bundan nefret etti. Ve bunu kullandığım için benden de nefret ettiler. İğnelemek düşüncesiz bir şeydir ve çocukçadır. Kesinlikle iyi öğretmenlerin özelliklerinden biri değildir.</p>
<p><strong>10 — Öğretmenler notları silah olarak kullanırlar. </strong>Hiç sadece katılım için not verdiniz mi? Peki, hiç kötü davranış için not kırdınız mı? Ya da ödevini teslim etmediği için bir öğrenciye sıfır verdiniz mi? Ben her üçünden de suçluyum. Aslında yaptığım şey gerçekte öğrencilerime öğretmenlik yapmamaktı. Ve benden nefret etmeleri için onlara bir sebep daha vermiştim.</p>
<p><strong>11 — Öğretmenler tehdit eder. </strong>“Eğer durmazsan annene telefon açacağım”, yaramaz öğrenciler için kullandığım “joker” tehditlerimden biriydi. Annelerini çok nadir aradım (aslında hiç aramak istemedim) ama sonuçta hiçbir şey başarmamı sağlamadı. Çocuklar benden nefret etti ve davranışları değişmedi.</p>
<p><strong>12 — Öğretmenler alıştırma kitapları ve çalışma kağıtları kullanır. </strong>Kötü uygulamalar, sizden ve sınıfınızdan nefret eden ilgisiz öğrencilerle sonuçlanır.</p>
<p><strong>13 — Öğretmenler çocukları sevmiyor gibi görünür. </strong>Tabii ki bu neredeyse asla doğru değildir. Ama çocuklarla birlikte olmaktan çok nadir zevk alıyor gibi görünürseniz, onları sevmediğiniz sonucuna ulaşırlar.</p>
<div class="e3lan e3lan-in-post2"><script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- [ads2] 200x90 deneme -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:200px;height:90px"
     data-ad-client="ca-pub-6589290068877460"
     data-ad-slot="9339071439"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></div>
<p>Çocuklar için en iyisini isteyen dürüst öğretmenler, eminim bu listeyi kontrol etmek isteyecek ve hangi sebeplerin kendileri için de geçerli olabileceğini merak edeceklerdir. Bu tarz öz-değerlendirmeler çok iyidir.</p>
<p>Daha öncede söylediğim gibi öğrenciler benden yıllarca nefret etti. Öğrencilerin, öğretmenlerin bilgiyle doldurması gereken boş zihinlerden çok daha fazlası olduğunu anlamam çok uzun yıllarımı aldı.</p>
<p>Öğrencilerimiz insandır. Duyguları vardır. İhtiyaçları vardır. Çoğu ileriyi göremez ve olgunlaşmamıştır. Ve bu çocuk olmanın doğal bir parçasıdır. Öğretmenlerin en kötü yönlerini görmeye meyillidirler.</p>
<p>İlgi görmek isterler, sevilmek isterler, sınıfta iyi karşılandıklarını hissetmek isterler ve güvenebilecekleri birine ihtiyaç duyarlar.</p>
<p>Beyinlerini matematik, fen, okuma ve yazma ile doldurmadan önce onlara değer verdiğinizi gösterin. Aslında çocukları ne çok sevdiğinizi anlamalarını sağlayın. Onlarla yumuşak konuşun. Gözlerinin içine bakın. Sorular sorun. Onların öğretmenleri olmanın ötesinde arkadaşları da olun.</p>
<p>Bu son derece basit şeyleri yapın. Böylece öğrenciler sizden nefret etmezler.</p>
<p>Belki sizi asla sevmeyecekler ama size saygı duyacaklardır. Size değer verecek ve çoğu öğrenci sizin için dağları bile delecektir. Eğer bunu yapmaya istekli olurlarsa, sizden ne çok şey öğrenmek isteyeceklerini bir hayal edin.</p>
<p>Artık onlara öğretebilirsiniz.</p>
<div class="clear"></div><div style="margin-top:20px; margin-bottom:20px;" class="divider divider-solid"></div>
<p>Kaynak: <span class="highlight highlight-black">http://www.brilliant-insane.com/2015/07/13-reasons-students-hate-teachers.html</span>
<h3 style="text-align: center;"><div class="e3lan e3lan-in-post1"><div style="max-width:336px;height:280px">
<script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- ads1 336x280 deneme -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:100%;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-6589290068877460"
     data-ad-slot="2984261430"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>
</div></div></h3>The post <a href="https://ozancorumlu.com/ogrencilerin-ogretmenleri-sevmemeleri-icin-13-neden/">Öğrencilerin Öğretmenleri Sevmemeleri İçin 13 Neden</a> first appeared on <a href="https://ozancorumlu.com">ozancorumlu.com | Türkiye'nin Eğitim Sitesi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ozancorumlu.com/ogrencilerin-ogretmenleri-sevmemeleri-icin-13-neden/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6559</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
